Bu anneler ağlasın mı?
Zekeriya Şahin

Zekeriya Şahin

Editör/Başyazı

Bu anneler ağlasın mı?

19 Eylül 2019 - 02:22

Merhaba Sevgili Alternatif Okuyucuları,

Bir yaz mevsimini daha geride bırakıp yeni eğitim ve öğretim yılıyla birlikte hayatın çalışma takvimine yoğunlaştık…

Ağustos ayında yaşanan Kurban Bayramıyla birlikte biri dînî ikisi millî üç bayram bir araya gelmiş oldu…

1071 yılında 26 Ağustos’ta Malazgirt Ovasında kazanılan zaferin 948. Yılı kutlanırken 30 Ağustos’ta da Zafer Bayramının coşkusu yaşandı.

Ama ne hazindir ki bütün sevinçlerimiz hüzünlerimizle yan yana oldu hep… Bir yanımız yeşerirken bir yanımız soldu… Ve Diyarbakır HDP binasının önünde çocuklarının dağdan getirilmesi için nöbet tutmaya başlayan annelerin gözyaşları çocuğu olan her vatandaşı yakıp kavururken merhamet fukarası kimselerin kılını bile kıpırdatamadı…

Biz, acıdan demlenen, merhamet yerine kinden beslenen bu terör sevicileri biliyoruz… Onlardan merhamet de dilenmiyoruz… Lakin annelerin nöbeti vesilesiyle ikiyüzlü ajansların, ikiyüzlü siyasilerin, parlamenterlerin ikiyüzlülüğünü bir kez daha gördüğümüze dikkat çekmek istiyoruz…

Hani nerde sözde sosyal demokratlar!? Nerede insan hakları savunucuları?!

Hani kadın hakları savunucuları, nerede? Kadınlarla ilgili en ufak bir eylem olsa bütün objektifleri o yöne çeviren ajanslar nerede?

Bu anneleri niye görmüyorlar? Bu annelerin gözyaşları yaş değil mi? Bu anneler ağlasın mı?

Usta gazeteci Ömer Aydın’ın işaret ettiği gibi “AFP’nin Türkiye’de 50’ye yakın muhabiri var. Kadınlarla ilgili en küçük ‘olumsuz’ gelişmeyi anında tüm dünyaya yayıyor. Terör örgütünün propaganda organı gibi çalışıyor. Peki şimdi neden tek satır, tek kare yok?”

Türkiye’den ve dünyadan bir kaç göstermelik tepki yetiyor mu bu gözyaşlarını dünyaya duyurmaya?

İşte sizin insan hakları savunuculuğunuz bu?

Sizin kadınlara ve analara gösterdiğiniz şefkat ve merhamet bu kadar!

Çünkü siz insana değil, kadına değil kendi emellerinize alet ettiğiniz kişi ve olaylara yön veren birer menfaatperestsiniz…

 

***

Değerli dostlar,

Fransa’da Türkçe dersiyle ilgili bir gelişmeyi de belirtmeden geçemeyeceğiz…

Bir reform yapıldı biliyorsunuz… Bu konuda Türkçe öğretmeni Fransız Laurence Dillenschneider açıklamalarda bulunurken dile getirdiği endişeleri vardı… Bu konuda Türk yetkili ve ilgililerin dikkatini çekti:

“2019-2020 eğitim sezonunda lise ikide öğrenciler önceki senelerdeki gibi Türkçe dersini Baccalauréat imtihanlarında yabancı dil olarak sunamayacaklar. Sunabilmek için lise 1’deyken sene sonunda Haziran ayında kayıt olmaları gerekiyor. Türkçe eğitimine lise 1’de başlamaları gerekiyor veya Türkçeyi mektuplu eğitimle öğrenmeleri gerekiyor. Öğrencilerin LV1 ve ya LV2 olarak imtihanlarda sunabilmek için Türkçe’ye LV2 olarak kayıt olmaları gerekiyor. Türkçe dersini iyi bir seviyede öğrenebilmek için lise 1’de de kayıt olmaları gerekiyor.”

***

Kıymetli okuyucularımız,

Biliyorsunuz Schiltigheim’da son günlerde maalesef 7.si yaşanan ve kundaklanma ihtimalinden şüphelenilen yangında Zülküf Güner ve ailesinin de oturduğu bir apartman kullanılamaz hale geldi. T.C. Strasbourg Başkonsolos Muavini İsmet Karakoç ve Sosyal Güvenlik ve Çalışma Ataşesi Naim Kavlak, Schiltigheim Belediyesindeki kriz masasından yangınla ilgili bilgi aldılar.

Ailece büyük bir tehlike atlatan Zülküf Güner’e de geçmiş olsun ziyaretinde bulunarak her türlü yardımın, desteğin ve ihtiyaçlarının karşılanması için gerekenin yapılacağını ifade ettiler.

Biz de Zülküf Kardeşimize şahsımız, gazetemiz ve okuyucularımız adına çok geçmiş olsun diyor, bölgedeki STK‘ları da maddi manevi sizlerin yanında olmaları ve yardımlarını esirgememeleri konusunda hassasiyet göstereceklerini umuyor ve bekliyoruz.

Değerli dostlar,

Türkiye’de bulunduğumuz sürede,  giderken ve gelirken gümrüklerde karşılaştığımız olumlu ve olumsuz yaşanmışlıklar bir tarafa vefat haberleriyle gönlümüz buruk döndük inanın.

İlk kuşaktan gurbetçi merhum Muammer Koç ve merhum Abdullah Buğday abilerle, genç yaşta aramızdan ayrılan merhum Metin Ata’ya, elim bir trafik kazasıyla vefat eden Türkiye’nin çok önemli ve değerli kültür insanı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun hocamıza Allah’tan rahmet diliyoruz.

Tüm müteveffanın sevenlerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Saygılarımızla…

Bu yazı 139 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar