YARA VE MERHEM
Huriye Feyza Kurt

Huriye Feyza Kurt

YARA VE MERHEM

19 Mart 2019 - 01:24

Bir gencin aşırı acıklı hikâyesi olarak sinemalara konu olacak bir hali takdim edeceğim sizlere; “Sıkıldı”. Aşırı acıklıdır ki anlamını henüz kavrayamadığım bu kelime, her gün tüketilmekte olan iki cümleden birinde geçmektedir. Daha acıklıdır ki bu genç sıkılarak ideallerini düşlediği hayalleriyle yaşayıp hakikate geç kalmaktadır.
Lise, Üniversite, diploma, ev, iş, araba, evlilik… Ucu bucağı olmayan isteklerimizin görüntüye bulanmasıdır hayallerimiz. Eylemsizliğin hüküm sürdüğü bir ülkedir yahut. İdealleri peşinde bir gence merhem, adım atmaktan acizine yaradır. 
Misalde hayalleri yara olan genç, kurduğu hayalin ardından uyumaya koşandır. Hayalleri merhem olan genç ise kurduğu hayalin ardından çalışmaya koşandır. Hayal kurmak misallerde ki gibi güzeldir elbet. Göğe bakma durağında birkaç dakikalık dinlenmedir. Sualiniz olacak ve diyeceksiniz ki; “Dinlenmeyse ne zarar açar bu bedene?” Hakikatte dinlenmedir. Elcevap: “ Hayal ikidir, hakikat tek.” Mühim olan hayallerin bedenimize faydasıdır. Uzandığımız yer de geleceğimize dair düşlediğimiz hayallerin ardından bomboş geçecek zamana koşmak bedene yara açmaktan başka bir şey değildir. Yahut hayaller ilimle koşuşturduğunuz hayatınızda araladığınız bir pencere ise ve hayalleriniz sizi daha çok koşmaya meylettiriyor ise bedeninizdeki tüm yaralara merhemdir. Öyleyse hayal ikidir; Yara ve merhem. Hakikatse eylemdir. Ve tek mevzuu üzerimizdeki eylemsizliktir.
Bir dakikalık saygı duruşu hesabı, genç adam yahut hanım kendi varlığının sonuna soru işaretinden koymalı. Değerli okur, sizi bir dakikalık düşünmeye davet ediyorum. 

Bu yazı 540 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar