Psikoloji kendimizi ve karşıdakini anlama sanatıdır
Erdinç Üstündağ

Erdinç Üstündağ

Psikoloji ve Kişisel Gelişim Uzmanı

Psikoloji kendimizi ve karşıdakini anlama sanatıdır

19 Mart 2019 - 01:26

                                                                                                                         “İki dinle, bir söyle”

Halk arasında çok meşhur bir tekerleme vardır… 
“Ben diyorum bayram haftası… O diyor ambar tahtası.”
Bu tekerleme kişilerin birbirini anlamadıklarını veya yanlış anladıklarını özetlemek için söylenmiş bir halk deyimidir.
İnsanların yaşadıkları sorunların büyük çoğunluğu bu tür bir iletişimsizlikten ve birbirini yanlış anlamadan kaynaklanmaktadır. 
Hatta haberlere yansıyan nice cinayetlere baktığınızda çoğunda pişmanlık vardır. Yanlış anlama vardır. Ön yargı vardır.
Örneğin, karısının kendisini aldattığını zannederek hemen öfkelenen koca anlayıp dinlemeye gerek duymadan şiddete sarılmaktadır. Oysa sakin bir şekilde eşini dinleyebilse ve anlayabilse idi pişmanlık feryatları yapmayacaktı. 
Nice son bulan arkadaşlık ve dostlukların gerisinde de bu ve benzeri yanlış anlama ve anlaşılma vardır. 
Bu sakar mantıktan kurtulmanın tek yolu insanların bu konuda kendilerini eğitmeleridir. 
Nasıl?
Konuşmasını ve dinlemesini bilerek… 
Birbirini anlayamama veya yanlış anlamaya sebep nedir biliyor musunuz?
Ya dinleme ve anlatma konusunda iletişim bilgisine ihtiyacınız olduğunun farkında değilsinizdir. Ya bu etkenin insan hayatındaki önemini yeterince bilmiyorsunuzdur.  Ya da bu konuda ne gibi bir yöntem takip edeceğinizin farkında değilsinizdir. 
Burada da bizim amacımız kimseyi suçlamak değil, birbirimizi doğru anlamaya yardımcı olmak. Birbirimize ilettiğimiz mesajın yerine doğru ulaşmasını sağlamak. Karşıdakinden de istediğimiz tepkiyi almayı amaçlamak. 
Bu özellikler bireyler için geçerli olduğu gibi, kurumsal anlamda yöneticiler için de çok önemlidir. Örneğin bir kurumda yönetici durumunda iseniz… 
Neyi ne zaman nasıl söyleyeceğinizi bilmiyorsanız, karşınızdakinin söylediklerinden de onu anlayamıyor veya yanlış anlıyorsanız sizi bekleyen bir dizi sorun kaçınılmaz olacaktır. 
Örneğin çalışanlarınızda büyük bir isteksizlik ile karşı karşıya kalırsınız. 
Sizi görünce gözleri ışıldayan eleman değil, sizi görmek istemeyen yüzlerle karşılaşırsınız. 
Çalışanlarınız sanki aptallaşır. Çünkü söylemlerinizden ne yapacaklarını bilemezler, kestiremezler. Çünkü sizi anlamamışlardır. En pozitif haliyle ne istediğinizi tam olarak anlamaya kestirmeye çalışıyorlardır. Bu durum ister istemez iş randımanın düşmesine sebep olacaktır. 
Böylesi durumlarda stres yapmaya gerek yok. 
Panik yapmaya gerek yok. 
Karşınızdakine bağırıp çağırmaya gerek yok… 
Telaş yok… 

Bu yazı 444 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar