• Reklam
Akraba evliliklerinde "sevgi" aranmaz mı? (I)
Erdinç Üstündağ

Erdinç Üstündağ

Psikoloji ve Kişisel Gelişim Uzmanı

Akraba evliliklerinde "sevgi" aranmaz mı? (I)

09 Nisan 2018 - 16:05 - Güncelleme: 09 Nisan 2018 - 16:29

Büyük hatalardan birisi de bu tür akraba evlilikleri yapılırken çiftlerin birbirine olan “sevgi” duygusunun görmezden gelinmesidir.

Hangi sebeple olursa olsun akraba evliliklerinde de olsa eşlerin birbirini “severek evlenmesine” özellikle dikkat edin n’olur…

Birbirlerini sevmeyen iki genç, sırf aileler arasında mal mülk paylaşımı için, miras bölünmesin diye, “başkasına kalmasın” gibi sebeplerle, “berdel” gibi töre baskılarıyla veya ithal evlilik denilen evlilikle evlenmeye zorlanmasın...

Kimi cemaat ve tarikat içi evliliklerde de iki ailenin büyükleri birbiriyle ailecek iyi anlaşıyor diye çocuklarının haline hiç bakmadan birbirlerine dünür olmak istiyorlar. Nitekim böyle evlilikler günümüzde de çok olduğu gibi bu tür evlilik sonrası sorun yaşayanlar da bir o kadar çok oluyor.

Çünkü büyükler güle oynaya yaptıkları düğünle iki farklı ailenin kültürünü, geleneğini, anlayış farklılığını iki körpe çocuğun vücuduna bırakıyorlar. Kendileri sonra kendi hayatlarına dönerken o yavrucaklar birbirinin hayat tarzını özümsemek zorunda kalıyor.

Kendi ailesinin yanında iken naz ile büyüyen gelin veya el bebek büyüyen damat, karşı ailenin gelenek görenekleriyle, hayat anlayışıyla karşılaştığında şok oluyor ve bu hayata uyum sağlayana kadar hayli sıkıntı çekiyor. Kimi bu uyumda başarısız oluyor, kimi başarısızlıklarla dolu bu evliliğe sorun olarak bakıyor.

Böylece güle oynana yapılan nice düğünler, ağlaya sızlaya yıkılmaya mahkûm oluyor. Mutsuz evlilik, yeni evlileri yeni karı kocayı çift olarak huzursuz ediyor, ama bu çiftler akraba olarak sorun yaşadığında ikisinin huzursuzluğu iki aileyi birden huzursuz ediyor.

Normal evliliklerde yaşanan ayrılma ve boşanmalar bile ağır sorunları beraberinde getiriyor ki, aynı sorun bir de akraba evliliğinde yaşandığında bu durum atlatılması zor bir travmaya sebep olabiliyor.

Sadece ayrılan çiftler arasında değil aileler arasında da sorunlar baş gösterebiliyor. Bir dedikodu sülaleye yayılıyor. İnformel bilgilerle pire deve yapılıyor.

Aman ne olur;

Sadece “benim yakınım Avrupa’ya benim yaşadığım şehre vb. gelsin” diye Türkiye’den bir yakınıyla evlenmek veya çocuğunu evlendirmek gibi düşüncelere artık son verelim.

Seni sevmedikten sonra senin yakının olsa, akraban olsa ne anlamı var ki? Ya da sen sevmedikten sonra yakınını ne kadar yanında bulundurabilirsin ki? Üstelik onunla bir günü, beş günü değil bir hayatı, bir ömrü paylaşacaksın… Hiç insan birbirini sevmeden bir ömür bir arada yaşayabilir mi?

Sevgi bir arada yaşamanın anahtarıdır. Kalp resmi niçin semboldür… Kalp olmadan hayat olmaz… Sevgi olmadan da hiç kimse bir ömür bir arada yaşayamaz.

Seven sevdiğinden gözlerini ayıramaz, her an onunla birlikte bulunmak ister, sevmeyenin değil gözlerine bakmak, dönüp yüzüne bakmak bile aklına gelmez. (DEVAM EDECEK)

Bu yazı 397 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar